Deccal ile ilgili bulunan kehanet hususunda çok defa itirazlar ileri sürülmektedir. Dediklerine göre Deccalın Vâdedilen Mesih’ten önce ortaya çıkması gerektiği beyan edilmektedir. Deccal ortaya çıkmadığına göre, Vâdedilen Mesih’in zamanı da henüz gelmemiştir.

Deccal ile ilgili kehanetin, bütün diğer kehanetler gibi, tefsire tabi olduğunu hatırda tutmak gerekir. Kuran-ı Kerim’de şu ayetleri okuyoruz.

 “Güneşi ve ayı ve bunların bana secde ettiklerini gördüm.” 

“Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm.” 

Bu iki ayette Yusuf ve İbrahim’in (A.S.) rüyalarından bahsedilmektedir. Bu iki rüya herkesçe malumdur. Her ikisi de önceden haber verdikleri olayların sembolüdür. Olayları önceden haber veren kehanetlere istikbalin sembolik tasvirlerinden başka bir nazar ile bakmak Müslümanlara yakışmaz.

Devamını oku...

İslamiyet’te üçüncü temel itikat, vahyolunmuş kitaplara inanmaktır. Bu inanç acayip değişikliklere uğramıştı. Müslümanlar vahyolunmuş kitaplar hakkında ve bilhassa Kuranı Kerim hakkında, ilginç fikirler beslemeye başlamışlardı. Zaten bir Müslüman için Kuran’a iman etmek esastır, öteki kitaplara iman etmesi usulendir. Çünkü onlar tahrife uğramış ve asıl şekillerini kaybetmişlerdir.

Ama Müslümanların Kuranı Kerim hakkında beslemeye başladıkları fikirler çok tuhaftır. Kuranı Kerime ait hakikati Vâdedilen Mesih’ten öğrendiğim için, o fikirler bana daha da tuhaf görünüyor. Gerçekten, Vâdedilen Mesih olmasaydı, Kuranı Kerime dair birçok masalları ben de kabul edecektim. Kuranı Kerim ile ilgili olarak öğretilen ve benimsenen en acayip fikre göre, Peygamber Efendimiz öldükten sonra Kuranı Kerimin içeriği, tamamen değilse bile, kısmen ortadan kaybolmuştu. Bazı muteber İslam müellifleri Kuranı Kerimin şimdiki metninde bile insan müdahalesinin izleri bulunduğunu söylemişlerdir.

Devamını oku...

Kur’an-ı Kerime göre dini nizamlar dahi belli bir müddet geç-tikten sonra ya uygulanamaz hale gelir ya da insanlar tarafından yavaş yavaş unutulur. Uygulanamaz hale gelmesi de iki türlüdür. Ya insanlar içine bir şeyler karıştırdıkları için uygula-namaz hale gelir ya da halis halini korumasına rağmen çağ dışı kalırlar. Bunun örneği birisinin elbisesi yırtılınca yeni bir elbi-seye ihtiyaç duyması veya çocuğun boyu uzadığı için eski elbi-senin üzerine olmaması gibidir. Aynı şekilde ilahi öğretiler de ya insanlar tarafından bozulduklarından ya da doğrudan insan-ların hayatlarındaki gerçek ihtiyaç değişimi yüzünden değiştiri-lirler. Bu durumda Allah artık yeni bir öğretiye ihtiyaç olduğu-na karar verir ve yollar.

Sözün özü ilahi mesajlar için iki şeyden birisi muhakkak geçer-lidir.

1.            Uygulanamaz hale gelince ondan iyisi gönderilir. Daha iyisi şunun için gerekir ki aynı iyilikte olan zaten bitmiştir; uygulanamaz hale gelmiştir. Böyle olmasaydı eskisi hala geçerli olurdu. Ne'ti bi hayrim minha işte bunu anlatmak için kullanılmıştır.

Devamını oku...

Huzur Maide suresi (5/68) in tilavetini yaparak şöyle açıklamada bulundu:

Allah (c.c.) Peygamber efendimize seslenerek;

“Ey peygamber, sana vahyedilenleri senden başkalarına bildir. Eğer bu mesajı başkalarına iletmezsen peygamberlik görevini yerine getirmiyorsun demektir. Allah seni insanların kötülüklerinden koruyacaktır. Çünkü sana kesinlikle karşı çıkacaklar ve sana düşman kesileceklerdir. Ama Allah sana itaat etmeyi söylemiş ise seni koruyacaktır. Hiç şüphesiz Allah kâfirleri doğru yola iletmez.”

Devamını oku...

Çocuklar Bölümü Oyunlar, Bulmacalar, Eğlenceler

Jalsa Salana

Ziyaret Sayacı



Ziyaretciler

Bugün: 5
Dün: 72
Bu Hafta: 5
Geçen Hafta: 565
Bu Ay: 940
Toplam: 99859

Ülkeler

80.5%Turkey Turkey
8.9%Germany Germany
2.6%United States United States
1.5%United Kingdom United Kingdom
1.4%Netherlands Netherlands


Kimler Sitede Çevrimiçi Konuklarımız

Şu anda 10 konuk çevrimiçi